Yazı Detaylı Bilgi

Karşılıklı Ne Ektiysek Şimdi Onu Toplayacağız;

Malumunuz, haziran ayı bütün okulların yaz tatiline girme, üniversite son sınıf öğrencilerinin de hayata atılma zamanı. Finaller, renkli mezuniyet törenleri, öğrencilik dönemine veda, partiler ve bütün koşuşturma derken sektörlere katılacak bir çok genç profesyonel adayının yeni yolu başlıyor.

İşverenler ile yeni mezunların karşılıklı olarak bir araya geleceği bu sureçte her iki taraf için de önemli olacak bir kaç konuya değinmek istiyorum bu yazımda.

Direkt bir yüksek lisansa devam etmeyi düşünen mezunların da bir çoğu bir yandan deneyim elde edebilecekleri ara bir iş baktığından mezun olan herkesin en büyük hedefi hayalllerine uygun bir iş bulmak oluyor. Ki bölüme bağlı olarak değişir ancak büyük oranda yeni mezunların iş hayatında geçirecekleri 1-2 yıldan sonra tamamen karar verdikleri mesleğe gore yüksek lisans yapmalarının iş hayatındaki başarılarını arttırdığını görüyoruz.

ŞİRKETLERİN HASAT ZAMANI

Özel sector veya devlet kurumlarında aidiyetini yüksek kılacak kendi normlarında yetişecek genç profesyonel adaylarına yatırım yaptığında sürdürülebilir başarıyı elde ediyor.

Kendi iç kadroları içinden yöneticiler yetiştirebilen yapılarda ortak değerlerin sahiplenilmesi, kurum kültürünün iyi anlaşılması gibi kavramları hayatımıza değer olarak katıyor.

İşte tam bu yüzden oryantasyon sürelerini göz önüne alarak ve planlı eğitim yatırımlarını yaparak işe aldığımız genç profesyonellerin içinden ‘yetenek havuzları’ oluşturduğumuzda kuruluşlarımızın dinamik ve ekiplere yeni bakış açıları ile katkı sağlayan genç kadroları oluşmaya başlıyor.

Bu aşamada işverenler de o güne kadar üniversitelerde okuyan bu gençler için nasıl fırsatlar yarattıklarını tekrar gözden geçirmeli. Staj döneminde keşfedilen genç adayların yaratacağı değer hem mali hem de insan kaynağı sürkülasyonuna nasıl yansıdığının hesapları yapılmalı.

Kendi profesyonellerini yetiştiren şirketlerin uzun vadeli sirkülasyon hızının daha düşük olduğunu görüyoruz çalışmalarımızda.

ÖZETLE, SONUÇ ALMAK İÇİN ÖNCE FIRSAT VERMEK GEREKLİ

İnsan Kaynakları Yöneticileri, şirket sahipleri, kurum müdürleri için en başında kaynaklarını yeni mezunlara açtıkça yukarıda bahsettiğimiz bütün bu faydalardan pay almış oluyorlar.

Kariyer günleri, işveren-okul iletişimini geliştirecek projelerde yer almak, okul döneminde yaşamın içindeki profesyonel yöneticilerin konuşmalar için üniversite ziyaretleri ve gençlere iş hayatıyla ilgili verecekleri fikirler tahmin ettiğimizden çok ötede değerli oluyor onlar için.

Deneyimden faydalanmanın kazandıracağı zaman ve farkındalık seviyesi yeni işe başlayacakları dönemde onları rahatlatacağı gibi şirketlerin de yeni nesil yaklaşımlar hakkında firkir sahibi olmasını sağlıyor.

GENÇ ADAYLARA

İŞ HAYATI İÇİN;

İlk kez işe başlamak, düzenli ve sorumlu bir hayata geçiş insan yaşamında önemli bir adımdır.

Sizin artık bir birey olarak çok sayıda insana karşı sorumlu olduğunuz günleri de beraberinde getirir. Bir anlamda 22-23 yaşınıza kadar getirdiğiniz hayatın bir çok dinamiğini geride bırakıp belli saatler içinde bitirmek zorunda olduklarınız vardır ve belkide bir çoğunu once öğrenip sonra yapmanız gerekecektir. Sadece bu bile üzerinizde ilave bir stress yaşamanıza sebep olabilir.

İçinde bulunduğunuz stresi yöneterek, çalışma arkadaşlarınızdan oryantasyon konusunda destek almak, bilmediğini söylemekten çekinmeyen ancak tamamlamak için çok çaba sarfeden bir yaklaşımda olmak dürüst davranmak sizinle ilgili imajın doğru yerleşmesi için çok önemlidir, sizi de rahatlatır. Düşünmeye ve yaratıcı öneriler getirmeye açık olmanız önünüzü açarak sizi kuvvetlendirir.

Bunun için de sadece ofis içinde değil iş dışındaki saatlerde de dünyada, sektörde neler olduğunu takip etmek, yenilikleri yakalayan olmak size avantaj sağlar.

STAJ DEYİP GEÇMEYİN !

Önemli olan bir sure geçtikten sonra iyi ki bu zamanı bu işi yaparak geçirdim diyebilmek oluyor iş yaşamında. Bunu diyebilmekse hiç uzağınızda değil. Bunu başarmış olanların nasıl yaptığını anlamak çok zaman kazandırır ve kendinizi iyi teşhis etmenize yardımcı olur.

Bugün artık stajyer olarak iş ararken bile deneyimli olanın tercih edildiği bir dönemdeyiz. Bölümünüzü bitirme dönemine kadar zorunlu stajlar dışında staj yapmadıysanız ve yapmak istediğiniz isle ilgili kafanızda halen soru işaretleri varsa diplomanızı teslim alana kadar şirket yapılarını tam olarak anlamanızı sağlayacak yaz döneminde değerlendireceğiniz geçici bir işi halen deneyimleyebilirsiniz. Adına staj veya geçici çalışma deseniz de kariyer yolunuzu çizerken kısa bir zaman dilimi karşılığında uzun bir zamanı satın almış olabilirsiniz. Bu sonradan ayrılmak zorunda kalacağınız bir iş deneyiminden çok daha fazla işinize yarayacaktır.

İŞ ARARKEN DİKKAT EDECEKLERİMİZ

KKTC İş dünyasında ‘yeni mezun iş arayan’ olmak

Bir çoğunuzun artık üniversite döneminde bilgi olarak edindiği netten kolayca ulaşabileceği cv hazırlama veya mülakata hazırlanma tekniklerine yapacağım ilavelerden önce KKTC topraklarında yaşayan ve yaşamaya devam edecek olanların özel sektör kadar belki hatta daha da fazla bir oranda devlet kurumlarında iş aradığı gerçeğini göz önüne almalıyız.

Diğer bir kısım mezunun da, Türkiye veya daha az oranda diğer ülkelerde iş arama sürecine gireceğini düşünecek olursak her bir mecra için küçük farklarla ayrı hazırlık yapmak gerektiğini unutmayalım. İster devlet ister özel sector olsun size değer katabilecek iş için öncelikle yapmak istediğiniz ve özelliklerinizin uygun olduğu alanları belirlemek gerekli. Bitirdiğiniz bölüm direct bir mesleği işaret etmiyorsa Doktorluk, öğretmenlik gibi (ki böyle durumlarda da başka alanlarda çalışmak isteyebilir yeni mezun)

üniversiteden aldığınız eğitim+stajlarınızdaki deneyim+becerileriniz+kişisel özellikleriniz+aradığınız iş koşulları gibi maddeleri üst üste toplayarak yapmak isteyeceğiniz işi tespit etmeye çalışın. Elbette şartlar ilk zamanlarda bu işi hemen bulmaya elverişli olmayabilir ancak çalışmak istediği alanı belirleyen kişi olarak önünüze çıkacak bütün imkanlarında kafanızdaki sonuca ulaşana kadar belki ek eğitimler alarak belki departmanlar arası geçişler yaparak hayaliniz konusunda her gün bir adım daha atmak için kendinize fırsat yaratmış olursunuz.

Nelere Dikkat Edelim? Bir Kaç Küçük Tüyo

Öncelikle hem işveren tarafında hem de iş arayan tarafında mülakatları birer sınav havasından çıkarıp karşılıklı birbirini tanımak, işveren tarafında potansiyeli anlamaya yönelik çalışmalar yapmak olarak görmeye çalışalım. İş arayan deneyimsiz aday için de, o şirkete ne katabileceğini ifade ettiği, kendisinde yaratacağı faydayı ortaya çıkardığı bir görüşme kalıbı edinmekte büyük fayda var.

DEZAVANTAJI AVANTAJA ÇEVİRMEK

Özetle ilk zamanlar zordur ancak yaşamınız boyunca geçireceğiniz en hızlı bireysel gelişme evresi olacaktır. Bu dönemdeki stresten korkmayın. Muhtemelen üzerinizdeki sorumluluk ölümcül olmayacaktır. Yani şirketin sizin yüzünüzden önemli kayıplara uğrayacağı bir dönemde değil tam tersi yapacağınız bir geliştirmeyle kendinizi farkettirecek bir dönemdesiniz.

SON OLARAK, AYNI GEMİNİN TAYFASIYIZ!

Yeni mezunların deneyime, işverenlerin de yeni gelişen dünyanın alışkanlıklarını anlamaya ihtiyacı var.

Gençler için: Bunu farkedip, kabul edip üstünüzü veya çalışma arkadaşlarınıza potansiyelinizi açtığınızda çok daha hızlı yol alacağınızı göreceksiniz. Yardım istemekten ve sormaktan çekinmeyin. Aynı şekilde her pozisyondaki çalışana yardım etmeye de açık olun.

İşverenler için: Müşterinizi anlamak için de, dinamik birbirini bütünleyen bir takım için de, deneyimli çalışanlar kadar genç profesyonellere de ihtiyacımız var, belki de şirketinize yeni ufuklar katacak olan genç profesyonel şu anda henüz okulunda ve kendini geleceğe hazırlıyorJ

Bir sonraki ay, kendi içinde kelime uyumuyla benzeşen ancak kavram olarak detayda çok önemli farkları olan ‘Çözüm odaklı olmak’ ile ‘Çözümün parçası olmak’ arasındaki farkı irdeleyeceğiz.

Sevgiyle ve başarı dolu günlerde kalın…