Yazı Detaylı Bilgi

Çözümün odağından parçası olmaya sonuç için yolculuk yapmak,

Kelime uyumu olarak benzerlik taşıyıp, anlamında bizi farklı derinliklere iten kavramların davranışlarımızın üzerindeki etkisini incelemek ayrıca çok sevdiğim incelemeye çok değer bulduğum bir alan.
Farklı bakış açılarıyla aynı kavramlara yüklediğimiz anlam farklılıkları, yaşamda aynı şeylerden bahsederken bazen neden bir türlü uzlaşamadığımızı gösteren önemli sebepleri geliyor bize.
Özellikle iş hayatında ‘son dönemlerde’ rutinimize yerleşen terimleri arasındaki geçişlerde çok görüyoruz bunu. Anda kalmak ile an’ı yaşamak, düşünmeden davranmak ile düşüncesizce davranmak veya bugün bu yazıda irdeleyeceğimiz ‘Çözüm odaklı olmak ile çözümün parçası olmak’ arasındaki farklar gibi.

SORUN ODAĞINDAN ÇÖZÜM ODAĞINA GEÇMEK
Çözüm odaklı bir iş insanı olmak kavramı, günlük hayatımıza takım çalışması, iş hayatında birlikte uyum içinde çalışmak gibi arayışlarla girdi. Sorunun tespitine ayrılan zamandan sonra onun neden ortaya çıktığını tartışma süreci çoğunlukla vakit kaybettirmekten öteye geçmiyor. Konuyu sorun üzerinden derinleştirdikçe uzayan tartışmalar tarafların gerilmesine ve çok değerli olan vaktin yönetemediğimiz bir şekilde harcanmasına sebep olduğuna hepimiz şahit olmuşuzdur. Küçük küçük biriken bu konular verimliliği düşürmekle birlikte insanlar arasında sabit ve çözümlenmemiş çözülemeyen yumaklar olarak kalıyor. Bu sorunsaldan yola çıkarak iş yaşamında keşfettiğimiz çözüm odaklı olmanın parametreleri bizi bir konunun odağına tespitlerden sonra ne şekilde aksiyon alacağımızı düşünmek noktasına getirdi.

ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIMIN PARAMETRELERİ;
Bireysel veya bir takım halinde bir iş konusunda yaşadığımız aksaklıklar bazen de bir işi yaparken önümüze çıkan engeller, onları aşmak için yaptığımız çalışmalarda kaynağın nereden geldiğini bilmek çok önemlidir. Teşhis olmadan tedavinin olamayacağı gibi bir durum bu. Ancak bu aşama ivedilikle kendini hareket planını besleyen bir kaynağa dönüşmelidir ki zaman ve motivasyonumuzu kaybetmeden yol alabilmek için sağlıklı bir yol bulalım.
*Sorunu teşhis
*Kaynağı ile ilgili farkındalık
*Çözümü için nasıl bir yol izleneceği ile ilgili alternatiflerin tesbiti
*Hareket planı
Bu aşamaları izleyip aldığımız kararlar artık bizi sorunun kendisini düşünmekten öteye taşır ve yaşadığımız aksaklıklarla ilgili çözüm bulma yoluna sokar.

ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIMDAN ÇÖZÜMÜN PARÇASI OLMAYA GEÇİŞ
Genel çerçevede değerlendirdiğimizde çözüm için hareket planını çizdiğimiz aşamada, işimizin bittiğini ve artık zaten bizi çözüme ulaştıracak yola girdiğimizi düşünürüz çoğunlukla.

‘Odağımıza aldığımız yeni alternatif yollar, bizi yeni bir sabit bakış açısına götürmesin’
Burada tehlike, kendi sorunmuza çözüm ararken ve hayata geçirirken, etrafımızda olan değişiklikleri, ihtiyaçları görmezden gelme kapanına girmemize neden olabilir.
Yeni nesil yaklaşımda, ortak başarının bireysel başarıyı arttıracağını hep göz önünde tutmalıyız. Çözüm odaklı olup kendi parçalarını tamamlamaya çalışan insanın gözden kaçırmaya en çok eğilimli olan yer büyük fotoğrafta kaçırdığı gittiği oluyor.
Odağımıza aldığımız çözüm yolları kendi önceliklerini ön planda tutma aşamasına getiriyorsa bizi, tehlike çanları çalmaya başlıyor demektir. Bütüne hizmet edecek şekilde davranmayan her yapıda panzehir olarak bulduklarımız tekrar bizi zehirlemeye başladığında yeni sorunlarımız oluşmaya başlıyor.

ODAKLI OLMAK VE PARÇASI OLMAK;
Sorunun içinden çıkmak için ürettiğimiz alternatiflerin bütünün yararına ne derecede hizmet ettiğini hep göz önünde tutmalıyız. Odağına sadece bireysel çıkış planını alanlar için yaptığı işin öncesini ve sonrasını düşünmeye zaman ayıramadığını göremiyoruz. İş ortamlarında bir bütünün parçası olduğunu bütün çözüm yollarımıza reflex hareket olarak sokmak için kendimize en uçta neye hizmet ettiğimizi kişisel vizyon alarak oluşturabiliriz. En yakın örnekte bu derginin çıkmasında rolü olan tüm paydaşların ürünlerinin ancak bir araya geldiğinde dergi yönetiminin bir bütünü elde etmesi gibi. Çalışmaların her biri çok değerli olsada, bu bilgileri paylaşacak platformda bütün parçaların yerine oturması gerektiği gibi. Hiç kimsenin sadece kendisi yaşamda kendi işine yaramaya yetmiyor☺
Sevgiyle, birbirimizin parçalarını tamamlayabildiğiniz çalışma ortamlarını yaratmak ve sürdürülebilir kılmak dileğiyle…

Bir sonraki yazımda, sevdiğin işi yapmak ile yaptığın işi sevmek arasındaki çelişen ve birbirini destekleyen durumları irdeleyeceğiz.